{"id":1301,"date":"2012-02-28T09:01:41","date_gmt":"2012-02-28T07:01:41","guid":{"rendered":"https:\/\/cagrierhan.net\/?p=1301"},"modified":"2024-03-07T17:56:18","modified_gmt":"2024-03-07T14:56:18","slug":"ab-gundemden-neden-dustu-turkiye-gazetesi","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/cagrierhan.net\/?p=1301","title":{"rendered":"AB g\u00fcndemden neden d\u00fc\u015ft\u00fc? (28.02.2012) T\u00fcrkiye Gazetesi"},"content":{"rendered":"<p><span style=\"font-family: Helvetica; font-size: 10pt;\"><strong>\u00d6NCEL\u0130K S\u0130V\u0130L ANAYASA&nbsp;<\/strong>Ekim ay\u0131nda a\u00e7\u0131lan yeni TBMM&#8217;nin \u00f6ncelikli olarak sivil anayasa konusunu g\u00fcndemine alm\u0131\u015f olmas\u0131 AB&#8217;yle ilgili bir\u00e7ok konuyu g\u00fcndemin alt s\u0131ralar\u0131na d\u00fc\u015f\u00fcrd\u00fc. G\u00f6reve geldi\u011fi g\u00fcnden bu yana, T\u00fcrkiye&#8217;nin kazan\u0131lm\u0131\u015f haklar\u0131n\u0131 koruyabilmek i\u00e7in \u015ferefli bir m\u00fccadele veren Avrupa Birli\u011fi (AB) Bakan\u0131 Egemen Ba\u011f\u0131\u015f, densizlik yapan baz\u0131 AB parlamenterlerine arada bir hadlerini bildirmese, T\u00fcrkiye-AB ili\u015fkileri medyan\u0131n g\u00fcndemine neredeyse hi\u00e7 girmeyecek. H\u00e2lbuki \u00e7ok de\u011fil, sadece be\u015f y\u0131l \u00f6ncesine kadar T\u00fcrkiye&#8217;de en \u00e7ok konu\u015fulan konular\u0131n ba\u015f\u0131nda AB \u00fcyeli\u011fimiz geliyordu. G\u00fcn ge\u00e7miyordu ki, h\u00fck\u00fcmet ya da muhalefetten \u00f6nemli bir isim AB&#8217;ye ne zaman \u00fcye olaca\u011f\u0131m\u0131z ya da AB reform paketleri hakk\u0131nda bir a\u00e7\u0131klama yapmas\u0131n. \u00dcniversitelerimiz, meslek odalar\u0131m\u0131z ve sivil toplum kurulu\u015flar\u0131m\u0131z ard\u0131 ard\u0131na AB konulu toplant\u0131lar d\u00fczenliyor, raporlar yay\u0131nl\u0131yorlard\u0131. Peki, ne oldu da bu konu art\u0131k T\u00fcrk kamuoyunun ilgi alan\u0131 d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kt\u0131? T\u00fcrkiye-AB ili\u015fkilerinin g\u00fcndemden d\u00fc\u015f\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn sebeplerini alt\u0131 ana ba\u015fl\u0131k alt\u0131nda s\u0131ralamak m\u00fcmk\u00fcn&#8230;&nbsp;<strong>YEN\u0130LER\u0130 HAZMEDEMED\u0130&nbsp;<\/strong>Birincisi, 2004 ve 2007 geni\u015flemeleriyle \u00e7o\u011fu fakir ve sorunlu 12 \u00fclkeyi Birlik&#8217;e \u00fcye olarak katan AB&#8217;nin yo\u011fun bi\u00e7imde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 &#8220;geni\u015fleme yorgunlu\u011fu&#8221;ndan bir t\u00fcrl\u00fc kurtulamamas\u0131d\u0131r. Her geni\u015fleme dalgas\u0131ndan sonra, bir s\u00fcreli\u011fine frene basan ve \u00fcye olan yeni \u00fclkeleri hazmedebilmek i\u00e7in belli bir s\u00fcre ge\u00e7iren AB, 12 \u00fclkeyi birden ald\u0131ktan sonra s\u00f6z konusu hazmedebilme s\u00fcresini hen\u00fcz tamamlam\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcnm\u00fcyor. H\u0131rvatistan gibi nispeten k\u00fc\u00e7\u00fck \u00fclkeleri Birlik&#8217;e almak konusunda bile \u00e7atlak sesler \u00e7\u0131karken, Almanya&#8217;dan sonra Avrupa k\u0131tas\u0131n\u0131n en kalabal\u0131k \u00fclkesi olan T\u00fcrkiye&#8217;nin \u00fcyeli\u011fi telaffuz dahi edilmiyor. Buna ilave olarak, AB&#8217;ye en son kat\u0131lan \u00fclkelerin baz\u0131lar\u0131 da, T\u00fcrkiye&#8217;nin \u00fcyeli\u011fi halinde kendilerine ayr\u0131lan kaynaklar\u0131n azalaca\u011f\u0131ndan endi\u015fe ettiklerinden \u00fclkemizin \u00fcyeli\u011fi konusunu -Ankara&#8217;ya yapt\u0131klar\u0131 resm\u00ee ziyaretlerde diplomatik nezaket icab\u0131 dile getirdikleri birka\u00e7 temenni c\u00fcmlesi d\u0131\u015f\u0131nda- hi\u00e7 a\u011f\u0131zlar\u0131na alm\u0131yorlar.&nbsp;<strong>K\u00dcRESEL KR\u0130Z\u0130N ETK\u0130S\u0130&nbsp;<\/strong>\u0130kincisi, 2008&#8217;de ba\u015flay\u0131p b\u00fct\u00fcn d\u00fcnyay\u0131 etkisi alt\u0131na alan k\u00fcresel ekonomik krizin AB&#8217;yi derinden sarsmas\u0131d\u0131r. Yunanistan, Portekiz, \u0130rlanda, \u0130spanya, \u0130talya ve Macaristan gibi AB \u00fcyelerinin i\u00e7ine d\u00fc\u015ft\u00fckleri durumun b\u00fct\u00fcn AB&#8217;nin ekonomik ve parasal dengelerini alt\u00fcst edebilmesi tehdidi giderek b\u00fcy\u00fcmektedir. B\u00f6yle bir ortamda, AB \u00fcyesi \u00fclkelerin liderlerinin ve AB b\u00fcrokratlar\u0131n\u0131n uzunca bir s\u00fcredir bir numaral\u0131 g\u00fcndem maddesini &#8216;Euro Alan\u0131&#8217;n\u0131n istikrar\u0131n\u0131 yeniden temin edecek tedbirleri almak olu\u015fturmaktad\u0131r. AB zirvelerinin \u00f6ncelikli konusu ekonomik krizdir. 1963&#8217;te imzalanan Ankara Anla\u015fmas\u0131 icab\u0131nca periyodik olarak toplanmas\u0131 gereken T\u00fcrkiye-AB Ortakl\u0131k Konseyi ve T\u00fcrkiye-AB Karma Parlamenterler Komitesi toplant\u0131lar\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda, iki taraf\u0131n bir araya geldikleri ve T\u00fcrk vatanda\u015flar\u0131na haks\u0131z yere uygulanan vizenin kald\u0131r\u0131lmas\u0131 ve yeni m\u00fczakere fas\u0131llar\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131lmas\u0131 ba\u015fta olmak \u00fczere, ili\u015fkilerdeki t\u0131kan\u0131kl\u0131\u011f\u0131 giderecek \u00e7\u00f6z\u00fcmlerin tart\u0131\u015f\u0131laca\u011f\u0131 bir temas platformu mevcut de\u011fildir. Bu platformlar ise, AB taraf\u0131n\u0131n isteksizli\u011fi sebebiyle yap\u0131c\u0131 kararlar\u0131n al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 mekanizmalar olmaktan giderek uzakla\u015fm\u0131\u015ft\u0131r.&nbsp;<strong>SO\u011eUK BAKANLAR VAR&nbsp;<\/strong>\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc, kuruldu\u011fu g\u00fcnden itibaren AB&#8217;nin s\u00fcr\u00fckleyici lokomotifleri olan Almanya ve Fransa&#8217;da T\u00fcrkiye&#8217;nin \u00fcyeli\u011fine so\u011fuk bakan h\u00fck\u00fcmetlerin bulunmas\u0131d\u0131r. Ne Angela Merkel ne de Nicholas Sarkozy T\u00fcrkiye&#8217;nin AB&#8217;ye tam \u00fcye olarak al\u0131nmas\u0131ndan yanad\u0131r. Aksine, \u0130slam d\u00fc\u015fmanl\u0131\u011f\u0131 ve \u0131rk\u00e7\u0131l\u0131k esasen bu iki liderin ger\u00e7ek birer devlet adaml\u0131\u011f\u0131 dirayeti g\u00f6sterememeleri y\u00fcz\u00fcnden b\u00fct\u00fcn Avrupa&#8217;da y\u00fckseli\u015fini s\u00fcrd\u00fcrmektedir. \u00c7a\u011f d\u0131\u015f\u0131 siyasi fikirler ve ideolojilerle m\u00fccadele etmek yerine, tedbir al\u0131yormu\u015f gibi yapmay\u0131 tercih eden Alman ve Frans\u0131z liderleri, T\u00fcrkiye&#8217;nin AB \u00fcyeli\u011fine tavizsiz bi\u00e7imde kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131karlarken, asl\u0131nda &#8220;M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n Avrupa&#8217;dan tamamen at\u0131lmas\u0131&#8221; g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc dile getirenlere de \u00e7anak tutmaktad\u0131r. \u0130\u00e7 siyasi hesaplar\u0131ndan dolay\u0131 iki lider de a\u015f\u0131r\u0131 sa\u011f oylar\u0131 toplayabilmenin pe\u015finde olduklar\u0131ndan, T\u00fcrkiye-AB ili\u015fkilerindeki p\u00fcr\u00fczlerin giderilmesi i\u00e7in ad\u0131m atmak \u015f\u00f6yle dursun, tam tersi bir tutumla, T\u00fcrkiye&#8217;ye ne kadar uzak olduklar\u0131n\u0131 ispat etme yar\u0131\u015f\u0131na girmi\u015f durumdad\u0131rlar. D\u00f6rd\u00fcnc\u00fcs\u00fc, AB Genel \u0130\u015fler ve D\u0131\u015f \u0130li\u015fkiler Konseyi&#8217;nin Aral\u0131k 2006&#8217;da alm\u0131\u015f oldu\u011fu karar uyar\u0131nca, K\u0131br\u0131s meselesinin T\u00fcrkiye&#8217;nin AB&#8217;yle ili\u015fkilerini t\u0131kamas\u0131d\u0131r. T\u00fcrkiye 17 Aral\u0131k 2004 Zirvesi&#8217;nde AB ile m\u00fczakerelere ba\u015flamak i\u00e7in tarih al\u0131rken, aralar\u0131nda K\u0131br\u0131s Rum Kesimi&#8217;nin de bulundu\u011fu \u00fclkelerle bir protokol yaparak g\u00fcmr\u00fck birli\u011fini bu \u00fclkelere de geni\u015fletmeyi taahh\u00fct etmi\u015fti. S\u00f6z konusu taahh\u00fct gere\u011fi Temmuz 2005&#8217;te Ankara Anla\u015fmas\u0131&#8217;na ek protokol\u00fc imzalayan T\u00fcrkiye, protokole imza atmas\u0131ndan dolay\u0131 K\u0131bGr\u0131s Rum Kesimi&#8217;ni resmen tan\u0131m\u0131\u015f duruma d\u00fc\u015fmemek i\u00e7in bir deklarasyon yay\u0131nlayarak, s\u00f6z konusu protokole imza atm\u0131\u015f olmas\u0131n\u0131n hi\u00e7bir \u015fekilde K\u0131br\u0131s Rum Kesimi&#8217;ni tan\u0131d\u0131\u011f\u0131 \u015feklinde yorumlanamayaca\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131k\u00e7a ifade etmi\u015fti. Dahas\u0131 protokolde imzac\u0131 durumunda olan yeni AB \u00fcyelerinin t\u00fcm\u00fcne limanlar\u0131n\u0131 ve havaalanlar\u0131n\u0131 a\u00e7m\u0131\u015fken, K\u0131br\u0131sl\u0131 Rumlara bu imk\u00e2n\u0131 vermemeyi s\u00fcrd\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fc. Bunun \u00fczerine, \u00f6nce Eyl\u00fcl 2005&#8217;te AB Konseyi ad\u0131na d\u00f6nem ba\u015fkan\u0131 \u0130ngiltere, K\u0131br\u0131s Rum Kesimi&#8217;nin de 1 May\u0131s 2004&#8217;ten itibaren AB \u00fcyesi oldu\u011funu ve bu \u00fclkeye ay\u0131r\u0131mc\u0131l\u0131k yap\u0131lmas\u0131n\u0131n kabul edilemeyece\u011fini T\u00fcrkiye&#8217;ye bildirdi. Ard\u0131ndan da yukar\u0131da s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fim Aral\u0131k 2006 tarihli AB karar\u0131yla, T\u00fcrkiye limanlar\u0131n\u0131 ve havaalanlar\u0131n\u0131 a\u00e7mak da d\u00e2hil olmak \u00fczere, imza atm\u0131\u015f oldu\u011fu Ankara Anla\u015fmas\u0131&#8217;na ek protokol\u00fcn gereklerini K\u0131br\u0131s Rum Kesimi i\u00e7in de yerine getirmedik\u00e7e, sekiz m\u00fczakere fasl\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131lmamas\u0131, a\u00e7\u0131lm\u0131\u015f olan hi\u00e7bir m\u00fczakere fasl\u0131n\u0131n ise kapanmamas\u0131 h\u00fckme ba\u011fland\u0131. Durumdan istifade den Fransa ve K\u0131br\u0131s Rum Kesimi de, kendi \u00e7\u0131karlar\u0131 do\u011frultusunda baz\u0131 m\u00fczakere fas\u0131llar\u0131n\u0131 bloke edince, m\u00fczakere s\u00fcreci t\u0131kand\u0131. T\u00fcrkiye ile e\u015f zamanl\u0131 olarak m\u00fczakerelere ba\u015flayan H\u0131rvatistan 35 fas\u0131l\u0131 tamamlay\u0131p, Aral\u0131k 2011&#8217;de AB&#8217;ye Kat\u0131l\u0131m Antla\u015fmas\u0131&#8217;n\u0131 imzalamay\u0131 ba\u015far\u0131rken, T\u00fcrkiye Temmuz 2010&#8217;a kadar 13 fas\u0131l a\u00e7abildi ve sadece bir fas\u0131l\u0131 kapatabildi. Temmuz 2010&#8217;dan bug\u00fcne kadar ise tek bir fas\u0131lda dahi m\u00fczakereler a\u00e7\u0131lmad\u0131.&nbsp;<strong>PROGRAM G\u00dcNCELLENMEL\u0130&nbsp;<\/strong>Be\u015fincisi, T\u00fcrkiye&#8217;nin 2011 Mart&#8217;\u0131ndan itibaren girdi\u011fi genel se\u00e7im s\u00fcrecinin ve Ekim ay\u0131nda a\u00e7\u0131lan yeni TBMM&#8217;nin \u00f6ncelikli olarak sivil anayasa konusunu g\u00fcndemine alm\u0131\u015f olmas\u0131n\u0131n AB&#8217;yle ilgili bir\u00e7ok konuyu g\u00fcndemin alt s\u0131ralar\u0131na itmi\u015f olmas\u0131d\u0131r. \u015e\u00f6yle ki, Avrupa Birli\u011fi Genel Sekreterli\u011fi Mart 2010&#8217;da m\u00fczakere s\u00fcrecinin i\u00e7inde bulundu\u011fu t\u0131kan\u0131kl\u0131\u011f\u0131 a\u015fabilmek i\u00e7in T\u00fcrkiye&#8217;nin yeni &#8220;AB Stratejisi&#8221; ve &#8220;2010-2011 Eylem Plan\u0131&#8221; adlar\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yan \u00e7ok \u00f6nemli iki belge haz\u0131rlam\u0131\u015ft\u0131. M\u00fczakere fas\u0131llar\u0131n\u0131n \u015fu veya bu sebeple kapal\u0131 oldu\u011funa bak\u0131lmaks\u0131z\u0131n T\u00fcrkiye&#8217;nin Kat\u0131l\u0131m Ortakl\u0131\u011f\u0131 Belgeleri ve Ulusal Programlardan hareketle \u00fczerine d\u00fc\u015fen yasal d\u00fczenlemeleri yapmas\u0131n\u0131 \u00f6ng\u00f6ren bu belgeler, AB ile ili\u015fkilere yeni bir dinamizm kazand\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 hedefliyordu. Bug\u00fcn i\u00e7in var olan siyasi meseleler ortadan kalkt\u0131\u011f\u0131nda, T\u00fcrkiye \u00fczerine d\u00fc\u015fen mevzuat uyumunu tam olarak ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015f, dolay\u0131s\u0131yla m\u00fczakereleri \u00e7ok k\u0131sa bir s\u00fcrede tamamlayabilme imk\u00e2n\u0131na kavu\u015fmu\u015f olacakt\u0131. Maalesef T\u00fcrkiye&#8217;deki i\u00e7 siyasi geli\u015fmeler sebebiyle s\u00f6z konusu Eylem Plan\u0131&#8217;nda 31 Aral\u0131k 2011&#8217;e kadar tamamlanmas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen uyum d\u00fczenlemelerinin yar\u0131s\u0131 bile ger\u00e7ekle\u015ftirilemedi. Bu program\u0131n bir an \u00f6nce g\u00fcncellenmesi ve kararl\u0131l\u0131kla uygulamaya sokulmas\u0131 durumunda, T\u00fcrkiye&#8217;de yeniden bir AB hareketlili\u011fi ya\u015fanmas\u0131 beklenebilir. Di\u011fer yandan, yeni stratejide yer alan AB konular\u0131n\u0131n yerel d\u00fczeyde diri tutulmas\u0131 amac\u0131na matuf olarak illerimizde ba\u015flat\u0131lan programlar sayesinde, halk\u0131m\u0131z\u0131n AB s\u00fcrecini tamamen unutmas\u0131n\u0131n bir nebze olsun \u00f6n\u00fcne ge\u00e7ilebildi.&nbsp;<strong>ARAP BAHARI G\u00d6LGELED\u0130&nbsp;<\/strong>Alt\u0131nc\u0131s\u0131, Orta Do\u011fu&#8217;da meydana gelen \u00e7ok \u00f6nemli geli\u015fmelerin AB&#8217;yle ili\u015fkileri g\u00fcndemden d\u00fc\u015f\u00fcrmesidir. Kuzey Afrika&#8217;da ba\u015flayarak s\u0131n\u0131r\u0131m\u0131za kadar yay\u0131lan ve genel olarak &#8220;Arap Bahar\u0131&#8221; \u015feklinde isimlendirilen b\u00fcy\u00fck d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm dalgas\u0131, d\u0131\u015f politikam\u0131z\u0131 y\u00fcr\u00fctenlerin mesailerinin b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011funu bu i\u015fe sarf etmelerine sebep oldu. Bu durum en iyi bi\u00e7imde d\u0131\u015fi\u015fleri bakan\u0131n\u0131n son bir y\u0131l i\u00e7inde yapt\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131klamalara bak\u0131larak g\u00f6r\u00fclebilir. Y\u00fczdeye vuruldu\u011funda T\u00fcrkiye-AB ili\u015fkileri Suriye, M\u0131s\u0131r, Filistin, \u0130srail, Libya konular\u0131n\u0131n \u00e7ok gerisinde kalmaktad\u0131r. Hemen yan\u0131 ba\u015f\u0131m\u0131zda meydana gelen ve rol almamam\u0131z\u0131n m\u00fcmk\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131 bu geli\u015fmeler, zaten t\u0131kanm\u0131\u015f olan AB s\u00fcrecini iyice g\u00f6lgeledi. G\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi ge\u00e7mi\u015fe nazaran T\u00fcrkiye-AB ili\u015fkileri hem m\u00fczakerelerin t\u0131kanmas\u0131 hem de iki taraf\u0131n \u00f6ncelikleri aras\u0131nda bu konunun olmamas\u0131 sebepleriyle g\u00f6r\u00fcn\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc kaybetmi\u015ftir. Demokratikle\u015fme ve siville\u015fme konusundaki bir\u00e7ok ad\u0131m\u0131n AB s\u00fcreci sayesinde at\u0131labilmi\u015f oldu\u011funu hat\u0131rlarsak, AB \u00fcyeli\u011fi hedefinin g\u00fcndemden bu kadar d\u00fc\u015fmesinin \u00fclkemizin siyasal d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc a\u00e7\u0131s\u0131ndan pek de hay\u0131rl\u0131 bir geli\u015fme olarak addedilmesi m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Bu sebeple, AB Bakanl\u0131\u011f\u0131&#8217;n\u0131n y\u00fcr\u00fctt\u00fc\u011f\u00fc \u00e7al\u0131\u015fmalar toplumun her d\u00fczeyinde mutlaka desteklenmeye devam edilmeli, medyam\u0131z AB konusuna daha fazla yer vermelidir.<\/span><\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u00d6NCEL\u0130K S\u0130V\u0130L ANAYASA&nbsp;Ekim ay\u0131nda a\u00e7\u0131lan yeni TBMM&#8217;nin \u00f6ncelikli olarak sivil anayasa konusunu g\u00fcndemine alm\u0131\u015f olmas\u0131 AB&#8217;yle ilgili bir\u00e7ok konuyu g\u00fcndemin alt s\u0131ralar\u0131na d\u00fc\u015f\u00fcrd\u00fc. G\u00f6reve geldi\u011fi g\u00fcnden bu yana, T\u00fcrkiye&#8217;nin kazan\u0131lm\u0131\u015f haklar\u0131n\u0131 koruyabilmek i\u00e7in \u015ferefli bir m\u00fccadele veren Avrupa Birli\u011fi (AB) Bakan\u0131 Egemen Ba\u011f\u0131\u015f, densizlik yapan baz\u0131 AB parlamenterlerine arada bir hadlerini bildirmese, T\u00fcrkiye-AB ili\u015fkileri medyan\u0131n [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":13411,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[3],"tags":[],"class_list":["post-1301","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-gazete"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/cagrierhan.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/1301","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/cagrierhan.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/cagrierhan.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/cagrierhan.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/cagrierhan.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=1301"}],"version-history":[{"count":1,"href":"https:\/\/cagrierhan.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/1301\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":13412,"href":"https:\/\/cagrierhan.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/1301\/revisions\/13412"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/cagrierhan.net\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/media\/13411"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/cagrierhan.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=1301"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/cagrierhan.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=1301"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/cagrierhan.net\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=1301"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}