Prof. Dr. Çağrı ERHAN

Bolton’un darbe itirafı-Türkiye Gazetesi(17.07.2022)

Epeydir adını duymamıştık John Bolton’un. Donald Trump ABD başkanıyken 2018 ve 2019 yıllarında sadece 18 aylık bir dönemde Beyaz Ev Ulusal Güvenlik Danışmanı olarak görev yapmıştı. Trump’la çalıştığı bu kısa sürede tanık olduklarını, tam da 2020’deki seçim kampanyası devam ederken “Her şeyin olduğu oda” adıyla kitaplaştırmıştı.
 
Trump’ın defalarca hukuku ihlal ettiğini ve ABD’nin çıkarlarının aleyhine çalıştığını iddia eden Bolton, “Beyaz Ev’de çalıştığım sırada Trump her kararı yeniden seçilme hesabı yaparak alıyordu” yazmıştı. Hatta Başkan Trump’ın bir kez daha başkanlık seçimini kazanabilmek için Çin’den yardım istediğini, ABD-Çin ticaret anlaşması görüşmelerinde ABD Başkanı’nın Çin’in istediği tavizlerin neredeyse tamamını kabul ettiğini ifade eden Bolton, Trump’ın Ukrayna’ya yardımları da bilerek ve isteyerek geciktirdiğini savunmuştu. Bolton istihbarat raporlarına rağmen Kaşıkçı cinayetinde Suudi Arabistan lehine bir tutum takınan Trump’ın yine seçim kaygısıyla hareket ettiğini söylemişti.
 
Trump, Bolton’un anılarının gizli bilgiler içerdiğini ve ulusal güvenlik sorunu oluşturduğunu iddia ederek, kitabın basılmasını engellemeye çalışmış ama başaramamıştı. Bolton’un “ifşaatının” Trump’ın seçimi kaybetmesinde ne kadar etkili olduğunu ölçemeyiz. Ama kampanya devam ederken o zamanki Demokrat Başkan adayı Joe Biden, Bolton’un kitabında yazanlar için “Eğer bu ifadeler doğruysa Donald Trump, Amerikan çıkarlarını koruma ve değerlerimizi savunma kutsal görevini ihlal etmiş demektir” şeklinde bir sosyal medya paylaşımı yapmayı da ihmal etmemişti.
 
Kısacık görevi sırasında özellikle Suriye’nin kuzeyindeki askerî operasyonlar ve Türk-Amerikan ilişkilerindeki krizler gibi konularda Türkiye’deki muhataplarıyla sık sık bir araya gelen John Bolton aslında çok uzun yıllar boyunca ABD yönetimlerinde çeşitli kritik görevlerde bulunmuştu. Biz onu George W. Bush’un başkanlığı sırasında ABD’nin Birleşmiş Milletler daimi temsilcisi olarak görev yaptığı ve Bush Doktrini’ne yüzde yüz uyum içinde “BM’nin işe yaramaz bir teşkilat olduğunu” savunduğu dönemden de hatırlıyoruz. Bu görevindeki anılarını “Teslim olmak çare değil: ABD’yi BM’de savunmak” adıyla kitaplaştıran Bolton, BM’den önce de Silahların Kontrolü ve Uluslararası Güvenlik İşlerinden sorumlu Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı olarak görev yapmıştı. Bolton’un, Yeni Muhafazakârların “Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi”nin savunucusu, Bush’un en güçlü destekçilerinden Fox haber kanalının yorumcusu ve Müslüman düşmanı Gatestone Institute adlı kuruluşun beş yıl boyunca başkanı olduğunu da eklemeden geçmeyelim.
 
Hepimizin unuttuğu bu adam geçtiğimiz salı, ABD’nin CNN televizyonunda yayınlanan ve Ocak 2021’de Kongre’de yaşanan olaylarda Trump’ın sorumluluğunun tartışıldığı bir programda, “darbeci” olduğunu itiraf ediverdi. Darbeci Bolton’un sözleri tam olarak şöyle: “Başka ülkelerde darbelerin planlanmasına yardım etmiş biri olarak söylüyorum, bu çok iş gerektirir. Trump böyle bir şey yapmadı.”
 
Bolton bu cümleleri sarf ederken düşündü mü bilinmez ama tam üç gün sonra 15 Temmuz başarısız darbe girişiminin 6. yıl dönümünde Demokrasi ve Birlik Günü’nü idrak edecek olan Türkiye’de epey ses getirdi. Müdahaleci Amerikan Enterprise Enstitüsünün eski kıdemli uzmanlarından Bolton’un, İran, Suriye, Libya, Venezuala, Küba, Yemen ve Kuzey Kore gibi ülkelere askerî müdahalede bulunulmasından ya da rejim değişikliğinden yana olduğunu dile getirdiği çok sayıda görüşünü okumuştuk ama darbelerin planlanmasında bizzat görev aldığını ilk defa öğrenmiş olduk.
 
Beyaz Ev’deki görev dönemi Venezuela olaylarıyla örtüştüğü için, Bolton’un kastettiği “darbe”nin 30 Nisan 2019’da Nicholas Maduro’ya karşı yapılan girişim olduğu düşünülebilir. Bu darbe girişiminin başarısız oluşunda Trump’tan Ruslara kadar herkesi suçlayan “darbe itirafçısı” Bolton, 2020’de yayınladığı kitabında bir tek kendisini “akil adam” gibi tanımlamıştı. Salı günkü itirafıyla artık Bolton’un da o başarısız darbenin planlayıcılarından olduğunu biliyoruz.
 
Peki 15 Temmuz’un planlayıcıları arasında da Bolton gibi Amerikalı siyasi görevliler ve bürokratlar var mıydı? Aradan 6 yıl geçmesine rağmen Türk halkının büyük çoğunluğu hain darbe girişiminin arkasında -Türkiye’deki daha önceki darbelerde olduğu gibi- ABD’nin olduğunu düşünüyor. Bu düşünce haklı sebeplere dayanıyor. İran’da Musaddık’ın devrilmesinden Guatemala’da Arbenz’in, Şili’de Aliende’nin devrilmesine, Vietnam Savaşı’ndan, El Salvador ve Lübnan iç savaşlarına kadar birçok olayda görev alan Amerikalı yetkililer, aktörü oldukları kirli işleri itiraf etmişlerdi. Bolton ilk değil. Son da olmayacak.
Günün birinde, Amerikalı bazı görevlilerin Türkiye’deki darbelerde nasıl bir rol oynadığını ve 15 Temmuz darbesinin kimler tarafından nasıl planlandığını tüm çıplaklığıyla öğreneceğiz.

Pin It on Pinterest