Prof. Dr. Çağrı ERHAN

Terör örgütleri birbirlerine taşeronluk yapar mı? (21.02.2016) Türkiye Gazetesi

Terörizm, konuyla ilgili literatürde yüzden fazla biçimde tanımlanan bir kelimedir. Terör faaliyetlerinin yasaklanması ve terörizmle mücadele konusunda imzalanmış çok sayıda uluslararası sözleşme bulunmasına rağmen, tüm devletlerin üzerinde mutabakata vardıkları tek bir terörizm tanımı maalesef yoktur.

Bunun en önemli sebebi -klişeleşmiş ifadesiyle dile getirirsek- bazı devletlerin terörist olarak nitelendirdikleri silahlı grupları, diğer bazı devletlerin özgürlük savaşçısı olarak görmeleridir.

Terörizmin iç ve dış siyasal hayatın bir parçası hâline geldiği 19. Yüzyıldan bugüne söz konusu durum hiç değişmemiştir. Bunu en yalın hâliyle devletlerin ve bazı uluslararası örgütlerin yayınladıkları terör örgütleri listelerinde görmek mümkündür. Aynı ittifak içinde yer alıyor olsalar bile, iki devletten birinin terörist ilan ettiğini diğeri siyasi muhatap, hatta bazı alanlarda müttefik bile kabul edebilir. Müttefik ülkelerin terörizm ve terör örgütü tanımlarında böyle farklılıklar olduğunda tabiatıyla bu örgütlere karşı iş birliği yapma ihtimali de ortadan kalkmaktadır.

Terör örgütleri hedef aldıkları devletlerde kaos meydana getirmeyi amaçlarlar. Kaosun, doğrudan doğruya kendi eylemleriyle ortaya çıkması kadar, başka sebeplerle oluşması da işlerine gelir. Başka bir deyişle terör örgütleri, başka terör örgütlerinin saldırıları dolayısıyla hedef aldığı ülkeye zarar verilmişse, bundan sadece memnun olur. Hele bu zarar, hedef ülkenin müttefiki olanlar tarafından terörist olarak görülmeyenler eliyle yürütülmüşse, kendileri için sıfır maliyetle oluşan bu durumun keyfini sürerler.

Militan sayıları ne kadar çok olursa olsun Orta Doğu’daki hiçbir terör örgütü, bölgedeki devletlerin silahlı güçlerinin sahip olduğu imkân ve kabiliyetleri ellerinde bulundurmamaktadır. Bölgede henüz savaş uçağı ve tankı bulunan bir terör örgütü ortaya çıkmamıştır. Terörizmi çok tehlikeli hâle getiren şey asimetrik tehdit potansiyelidir. Devletlerden farklı olarak terör örgütü hukukla ilgilenmez, uluslararası kurallar, ahlaki değerler, kamuoyunun ne düşündüğü, eylem yaparken kaç masum insanın hayatını kaybedeceği gibi hususlara kafa yormazlar. Terör örgütleri için amaca götürecek her yol mubahtır. Tam da bu yüzden aynı devleti hedef alan farklı terör örgütlerinin birbirleriyle iş birliği yapmasından daha doğal bir şey olamaz. Devletlerin yapmakta zorlanacakları ani manevraları yaparak, bazen çatışma hâlinde oldukları örgütlerle bile geçici iş birliklerine gidebilen terör vardır. Bu iş birlikleri uyuşturucu ve insan ticaretinde iş birliğinden, istihbarat paylaşımına, hatta ortak eylem gerçekleştirmeye kadar geniş bir yelpazede gerçekleşebilir.

Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Orta Doğu’daki terör örgütleri de çeşitli zamanlarda farklı devletler tarafından taşeron olarak kullanılabilmektedir. Yukarıda özetlediğim durumla birlikte düşünüldüğünde terörle mücadelenin günümüzde ne kadar karmaşık bir hâl aldığı anlaşılır. Terör saldırılarına hedef olan bir devlet, saldırıyı gerçekleştireni ortaya çıkartmaya çalışırken, eylemin birden çok örgütün iş birliğiyle yapılıp yapılmadığını da araştırmak zorundadır. Dahası, saldırgan örgütün hangi devlet ya da devletlerin desteğiyle hareket ettiğine ilişkin bağlantıların da ortaya çıkarılması gerekir.

Güvenlik bürokrasisi de, güvenlik konusunda çalışan akademisyenler de çok iyi bilir ki, Orta Doğu’da bağımsız hareket eden, bir bölge devletiyle ya da küresel güçle iş birliği yapmayan, diğer örgütlerle de dirsek temasında bulunmayan tek bir terör örgütü bile yoktur. Bölgede gizli servisler cirit atmakta, pekâlâ hangi örgütün, hangi eylemi, kim için veya kimin desteğiyle yaptığını çok iyi bilmektedirler. Orta Doğu’daki terör eylemlerinin hiçbiri beklenilmedik, sürpriz eylemler olmadığı gibi, bu eylemlerin gerçek failleri de aslında muhatap devletler tarafından kısa sürede tüm detaylarıyla öğrenilir.

Devletler bazen bu bağlantıları dünyaya ilan ederlerken çoğu zaman da ellerindeki bilgileri ‘dost bildiğimiz bazı devletler’ ya da ‘bölgedeki bazı devletler’ gibi flu ifadelerin arkasına gizlemeyi tercih ederler…

Pin It on Pinterest