Prof. Dr. Çağrı ERHAN

İRAN ÇEMBERİ (29.03.2015) Türkiye Gazetesi

“Perde gerisindeki yönlendirici olarak da olsa, İran’ın Yemen’de bu kadar etkili hale gelmiş olması, nüfusunun yaklaşık %15’ini Şiilerin oluşturduğu Suudi Arabistan’da alarm zillerinin çalmasına yol açıyor.25 Ocak’ta Diplomatik Muhakeme köşemizde yayınlanan “İran Yemen’de 1-0 Önde” başlıklı yazımda aşağıdaki değerlendirmeyi yapmıştım:

Tahta çıktığı ilk günde Yemen kriziyle yüz yüze kalan yeni Suudi kralının, İran’la mücadeleye yeni bir yön verip vermeyeceğini bugünden kestirmek zor…”

Gerçekten de, İran’ın Yemen’de giderek artan etkisi ve Husilerin ülkenin güneyindeki Aden’i ele geçirmek için saldırıya geçmesi Suudi Arabistan’da “alarm zillerini” çaldırdı. Yeni Suudi Kralı tahta çıkışının üzerinden sadece 2 ay geçmişken, Yemen’e bir harekât başlatılması talimatını verdi.

Suudi Arabistan öncülüğünde Körfez devletlerinin de katıldığı Kararlı Fırtına harekâtının görünüşteki sebebi, meşru Yemen hükümetinin Körfez İşbirliği Konseyi’ne yardım çağrısında bulunması. Ama böyle bir davet gelmemiş olsaydı bile, Suudilerin daha fazla hareketsiz kalması beklenemezdi.

Saddam Hüseyin’in 2003’te devrilmesinden bu yana Suudi-İran rekabeti kızışmış durumda. İran -üstelik hiçbir şekilde gizlemeden- Irak’tan Suriye’ye, Lübnan’dan Bahreyn’e ve oradan Yemen’e uzanan Şii yoğunluklu alanlarda kendi nüfuz alanını oluşturmaya çalışıyor. Eskiden İran’ın Şii Hilali kurma peşinde olduğu söylenirdi. Halbuki Yemen’i de işin içine katan İran hilalden ziyade bir Şii Çemberi tesis etmeye girişti. Tüm Arap yarımadasını çepeçevre ihata etmeyi hedefleyen bu strateji bölgedeki dengeleri altüst edecek sonuçlara sebep olabilir.

Körfez ülkelerinin neredeyse tamamında azımsanmayacak miktarda Şii yaşıyor. Kuveyt nüfusunun %40’ı ve Bahreyn nüfusunun ise %75’i Şii. Resmî rakamlarda %15 gözükse de, Suudi Arabistan’daki Şiilerin nüfus içindeki oranının %20’lere vardığı biliniyor. Bu nüfusun yoğunlaştığı alan ise Suudi Arabistan’ın önemli petrol yataklarının bulunduğu bölge. Irak’ta çoğunluğu oluşturan Şiiler üzerindeki etkisini bilhassa son aylarda IŞİD’le mücadele çerçevesinde artıran, Suriye’de ise Baas rejimini sonuna kadar destekleyen İran’ın, Körfez ülkelerindeki Şiileri kendi hükümetlerine karşı kışkırtması ihtimali bu ülkeleri son derece rahatsız ediyor. Yemen bu bakımdan önemli. Zira Suudi Arabistan’da da yaklaşık 1.5 milyon Zeydi yaşıyor. Yemen’deki Zeydi Husi hareketinin başarıya ulaşması, Suudi Arabistan’daki Zeydileri de etkileyebilir.

Yemen 16. yüzyıldan bu yana dünya ticaret yolları açısından stratejik önem taşıyan bir bölge. Kızıldeniz’in güney girişi olan Babül Mendeb Boğazı’nın doğu kıyıları bu bölgedeki gemi trafiğini kontrol eden noktalardan biri. Hele Süveyş Kanalı açıldıktan sonra İngiltere’nin Hindistan yolunu güvence altına almak için Yemen’deki Aden bölgesini elinde tutmaya çalıştığını hatırlayalım. İkinci Dünya Savaşından sonra da, Sovyetlerin bölgeye giriş için seçtiği alanlardan biri yine Yemen olmuştu. Bugün dünya deniz ticaretinin %15’i ve ham petrol taşımacılığının da %4’ü Babül Mendeb-Süveyş hattından yapılıyor. NATO’nun Somali operasyonunun asıl hedefi, Babül Mendeb Boğazı’nın batı kıyılarındaki korsanlığı ortadan kaldırarak deniz taşımacılığını güvenli hâle getirmekti. Bugün de, Körfez ülkelerinin Yemen harekâtının asıl hedeflerinden biri bu önemli geçiş güzergâhının güvenliğini sağlamak.

Her ne kadar el-Kaide terör örgütünün, Arabistan Yarımadası El-Kaidesi adıyla Yemen’e yerleşmiş oluşu son harekâtın sebeplerinden biri olarak gösterilse de, diğer ikisiyle karşılaştırıldığında harekâtın asıl hedefinin el-Kaide olmadığı açık.

Yemen müdahalesi, 10 yılı aşkın bir süredir devam eden Suudi Arabistan ile İran arasındaki vekalet savaşları zincirinin son halkasını oluşturuyor. Ama diğer gerilimlerin hiçbiri iki ülkeyi doğrudan çatışmanın eşiğine bu kadar getirmemişti. Suudilerin İran’a karşı yoğun biçimde silahlandıkları, son 5 yılda hava savunma sistemleri ve savaş uçaklarına neredeyse 90 milyar dolar harcadıkları düşünülürse, muhtemel bir Suudi-İran savaşının, İran-Irak savaşı gibi uzun süreli ve iki taraf için de yıkıcı olacağı değerlendirmesi yapılabilir.

Ya İran Yemen’de geri adım atarak Orta Doğu’da bir Şii Çemberi kurma hedefinden uzaklaştığını gösterecek ya da bu gidişle bölgede kıyamet kopacak! Allah bölgedeki masum insanları yeni felaketlerden korusun…

Pin It on Pinterest